İrritabl Bağırsak Sendromu (İBS), abdominal ağrı, şişkinlik ve bağırsak alışkanlıklarında değişikliklerle seyreden, yaşam kalitesini önemli ölçüde etkileyen fonksiyonel bir gastrointestinal hastalıktır. Klinik pratikte farmakolojik tedavilerin yanı sıra beslenme müdahaleleri de semptom yönetiminde yaygın olarak kullanılmaktadır. Ancak farklı diyet yaklaşımlarının göreli etkinliği uzun süredir tartışma konusudur.
Bu sistematik derleme ve ağ meta-analizi, İBS’de uygulanan çeşitli diyet modellerinin küresel semptomlar ve bireysel semptomlar üzerindeki etkilerini karşılaştırmalı olarak değerlendirmeyi amaçlamıştır.
Araştırmada, veri tabanı başlangıcından 7 Şubat 2025’e kadar yayımlanmış randomize kontrollü çalışmalar incelenmiştir. Birden fazla besin grubunda değişiklik gerektiren aktif diyet müdahaleleri; alışılmış diyet, sham diyet veya diğer aktif diyet yaklaşımları ile karşılaştırılmıştır.
Değerlendirilen temel sonuç ölçütleri:
Küresel İBS semptomlarında iyileşme
Abdominal ağrı
Abdominal şişkinlik/distansiyon
Bağırsak alışkanlıkları
Toplam 2338 hastayı içeren 28 randomize kontrollü çalışma analiz edilmiştir. Müdahaleler, göreli risk (RR) ve P-skoru kullanılarak sıralanmıştır.
Çalışmada 11 farklı diyet müdahalesi değerlendirilmiştir. Birden fazla çalışmada incelenen başlıca diyetler şunlardır:
Düşük FODMAP diyeti
BDA/NICE diyeti
Laktoz azaltılmış diyet
Nişasta ve sakkaroz azaltılmış diyet
Kişiselleştirilmiş diyet
Akdeniz diyeti
En yüksek etkililik sıralamasında:
Nişasta ve sakkaroz azaltılmış diyet (RR 0,41)
Düşük FODMAP diyeti (RR 0,51)
BDA/NICE diyeti daha düşük sıralarda yer almıştır.
Nişasta ve sakkaroz azaltılmış diyet ikinci sırada
Düşük FODMAP diyeti beşinci sırada yer almıştır.
Yalnızca düşük FODMAP diyeti, alışılmış diyete kıyasla anlamlı üstünlük göstermiştir.
Hiçbir diyet kontrol gruplarına belirgin üstünlük göstermemiştir; ancak düşük FODMAP diyeti, BDA/NICE diyetine kıyasla daha etkili bulunmuştur.
Bu meta-analiz, İBS yönetiminde en güçlü kanıtın halen düşük FODMAP diyeti için mevcut olduğunu göstermektedir. Bununla birlikte, nişasta ve sakkaroz azaltılmış diyet gibi alternatif yaklaşımlar da umut verici sonuçlar ortaya koymaktadır.
Ancak çalışmaların çoğu düşük veya çok düşük güven düzeyinde değerlendirilmiştir. Bu nedenle uzun dönem etkinlik ve sürdürülebilirlik açısından daha yüksek kaliteli araştırmalara ihtiyaç vardır.
İBS’de diyet müdahaleleri bireyselleştirilmiş bir yaklaşımla planlanmalıdır. Mevcut kanıtlar düşük FODMAP diyetini desteklese de, yeni diyet modellerinin klinik uygulamaya entegrasyonu için ileri çalışmalara gereksinim bulunmaktadır.
© 2025 Spor Endüstrisi A.Ş. All Rights Reserved.